Hayat Yolumuzu Aydınlatan İçimizdeki Tanrıçalar

Hayat Yolumuzu Aydınlatan İçimizdeki Tanrıçalar

Jungçu psikiyatri kollektif biliçdışı kavramını hayatımıza sokar. Burada 6 adet Yunan Tanrıçası’nı inceleyerek kadınların duygu düşünce ve davranış kalıplarına dair bir aydınlanma yaşıyoruz.
Sadece kadınlar için değil erkekler için de hangi tip kadın enerjisine çekildikleriyle ilgili olarak aydınaltıcı bir çalışmadır.

Temel Psikolojik Astroloji Eğitimi

Temel Psikolojik Astroloji Eğitimi

19-20 Aralık 2015  Aktiffelsefe Levent Şubesi 14:00 – 18:00    İçerik: Astroloji tarihine kısa bakış Burçlar kuşağı Zodyak Nedir? Astrolojinin Modern yorumu Astro- psikoloji nedir?… Read more »

Psikolojik Astroloji – Akrep Burcu

Psikolojik Astroloji – Akrep Burcu

Psikolojik Astroloji Akrep Burcu Semineri 09 Kasım 2015 Saat: 19:30-21:30 Sevgili Akrep, Sana ihtiraslı dediler, hırslı, cazibeli dediler bunlar pek hoş ama kıskanç, kindar ve… Read more »


Astrology bookHoşgeldiniz

Herkesin hayat yolunda kaybolduğu, zamanlar olmuştur. Böyle zamanlarda bizi tekrar anlamlı yaşam yolumuza sokacak işaretler ararız. Benim 2007 yazında gerçek anlamda astroloji ile tanışmam da böyle bir anda karşıma çıkan çok değerli hocam sayesinde oldu.

O günden bu güne araştırmalarımı astroloji üzerine yoğunlaştırarak ve zaten çalışmakta olduğum uygulanabilir felsefi yaklaşımlarla çarpıştırarak bir senteze ulaştım. Ulaştım derken her gün hayat deneyimiyle yenilenen bir sentezden bahsediyorum.

Ne için yaşıyoruz? 
Neden böyleyiz? 
Neden hep aynı sorunlarla karşılaşıyoruz? 
Neden mutlu olamıyoruz? 
Yaşamın amacı sadece mutlu olmak mı? 
Peki mutluluk nedir?

1 yılı aşkın süredir çeşitli konularda seminerler veriyorum. Esas amacım beni dinleyenlerin yukarıdaki sorulara kendi cevaplarını bulmalarını sağlamak.

Katılımcıları eğlendirerek onlara bambaşka bakış açıları sunmak. Yaklaşık 1,5 saat süren seminerimin her biri benim için paha biçilmez derecede önemli. Biliyorum ki bu soruların cevaplarına ulaşmak 1,5 saatten uzun sürer. Ama önemli değil, gördük ki benimle bu 90 dakikayı paylaşanlar doğru yoldalar. Çünkü önemli olan o ilk adımı atmaktır. Doğru yöne ilerlemeye başlamaktır. Doğru yönü bulmak yine kişiye kalmış olsa da yol insanın kendi içinden geçecektir. Benim yapmaya çalıştığım da kişileri kendi içlerine yönlendirmekten başka bir şey değil.

Yukarıdaki sorulara cevap vermek gerekirse eğer; herkes bilir ki doğru tektir ve basittir. Uzun tanımlara gerek duymaz. Fakat biz bilincimiz, bilinçaltımız, yaşam koşulları ve şartlanmalarımız sebebiyle işleri karıştırdık. Acı deneyimlerle ve üzerinden atlayamadığımız sorunlarla karşılaşa karşılaşa idealimiz olan yaşamın çok uzağına atıldık. Üstelik de yalnız hissediyoruz. En basitinden varoluşumuz karmakarışık ve sorunlardan örülü bir yumağa dönüşmüş. Önce karıştırdığımız bu ip yumağını tek tek açmalıyız. Çok sabır ister. Ama nereden başlamamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için o basit cevaba gelene kadar şu an sizi acıtan sorunun ucunu tutarak düğümleri çözmeye başlayabilirsiniz.

Evet esas cevap çok basit ve öz olacak ama o seviyeye varana kadar sorunlarımızı alt başlıklar halinde açmalı ve daha da ayrıntılı tanım ve ifadelere ayırmak zorunda kalacağız. Mesela yaşam alanlarımıza ayıracağız. İdealimizdeki sosyal statüye neden ulaşamadığımızı sorgulayacağız. Veya hep hayalini kurduğumuz mesleği neden icra edemediğimizi. Ya da etkisinden kurtulamadığımız baba figürüyle savaşımızdaki cepheleri tek tek sıralayacağız. Daha da zoru gelecek, derin iz bırakan gönül ilişkilerimizi sorgulayacağız. İşlerin neden umduğumuza gibi gitmediğini. Acaba gerçekten umduğumuz ağzımızdan çıkan şey miydi? Yeterince çaba sarf etmek tanımı gereği hangi çerçeveye sığdı ve biz pes ettik?

Evet, kişi anlamlı bir cevap almaya niyetliyse önce doğru soruları sormayı öğrenmesi gerekiyor.

Kişi bu güne kadar hep yanlış soruları sorduysa demek ki durduğu yerden resmin tamamını göremiyor. Benim diğer amacım da bu. Seminerime katılan kişilerin ufkunu genişletmek, “comfort zone” larından yani alışılagelmiş düşünce kalıplarından onları çıkarmak. Başka bakış açıları ve göreceli gerçeğin bin yüzü olduğunu göstermek. Birlikte geçirdiğimiz 1,5 saatin sonunda onlar doğru sorular yolunda adımlar atarak doğru cevabı bulmak üzere yaşam yolunda yürümeye devam ediyorlar.

Ben tarifi zor bir erinçle kalıyorum. Teşekkür edip salonu parlayan gözlerle terk eden insanların varlığı da benim yukarıdaki son soruya verdiğim cevap oluyor.

Görüşmek üzere,

Dr. Yasemin Manavbaşı, MBA